svetlana önder

Svetlana Önder Kadın Gözüyle Anne ve Ressam Olmak Üzerine

By editor

Posted in | Tags :

Svetlana Önder Kadın Gözüyle Anne ve Ressam Olmak Üzerine

Svetlana Önder ile Kadın Gözüyle Anne ve Ressam Olmak üzerine sohbet etik. Geçen hafta Dünya Kadınlar Günü haftası dolayısıyla kültür-sanat dünyasında kadın temalı işlenen pek çok etkinlik birbirini izledi. Bunlardan biri de Teşvikiye’de bulunan Derinlikler Sanat Galerisi’deki Kadın Gözüyle resim ve heykel sergisiydi. Sergide kadın olma halleri üzerine kadın sanatçıların elinden çıkmış pek çok iş vardı. Katılımcılardan biri de Rusya asıllı ama uzun yıllardır Marmaris’te eşi ve çocuğuyla yaşayan Svetlana Önder idi. Biz de Türkiye’de yaşayan yabancı bir anne, yabancı ve ressam bir anne olan Svetlana Önder’le onun resim serüveni ve sanatı üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Hayat hikâyenizden ve Türkiye’yle yolunuzun nasıl kesiştiğinden basedebilir misiniz?

Rusya Baltık Denizi bölgesi doğumluyum. Babam hava kuvvetlerinde görev yaptığı için çok yer dolaştik. Kuzey Rusya’da güzel sanatlar lisesi, Ukrayna’da Devlet Güzel Sanatlar Üniversitesi, grafik sanatları bölümünü bitirdim. Aynı üniversitede 3 yıl asistan olarak çalıştım. Eşim makine mühendisi olarak Rusyada çalışıyordu. Orada tanıştık. Tanıştıktan 3 sene sonra Türkiye Marmaris’e geldik ve evlendik.

Türkiye’de yaşıyor ve çok iyi Türkçe konuşuyorsunuz. Burada yaşama kararı almanızda Türkiye’de resim yapma tutkunuz bir neden miydi?

Her yerde resim yapabilirim. Eşim Marmaris’li olduğu için orada oturuyoruz. Türkçemin iyi olmasında eşimin, ailesinin ve buradaki arkadaşlarımın çok yardımı oldu.

Resim bir serüven midir sizin için? Yoksa zaten elinize fırça tutuşturduğunuz ilk anda zaten hep resim yapacağınızı anlamış mıydınız? Başlangıcından bugüne bu yolculuktan kısaca bahseder misiniz?

Güzel Sanatlar Lisesine endüstriyel tasarımcı olan annemin ısrarıyla başladım. Liseden başarılı bir şekilde mezun olunca güzel sanatlar fakültesini seçtim. Fakültede okurken amacım sadece mezun olmaktı. Bitirdikten sonra resim yapmaya devam edeceğimi tahmin etmiyordum. Kıymetini bilmiyordum. Bölümü çok kolay zannediyordum ve ciddiye almıyordum. 3. sınıftayken bir öğretmenimin ilgisiyle resim yapmayı sevmeye başladım ve bitirdikten sonra asistan olarak çalışmaya başladım. Genellikle karma sergilere, yarışmalara katıldım.

Çeşitli ödüllerim aldım. Marmaris’e geldiğimde türkçe bilmediğim için çok sıkıldım. Duygularımı resimlere aktarmaya başladım. Yabancı olmamın yarattığı zorluklar beni resme daha fazla yaklaştırdı. Eşimin desteğiyle kendime ait bir atölyem oldu. Ders vermeye başlayınca 40’a yakın öğrencim oldu. Marmaris sanat hayatına ciddi bir katkı sağladığımızı düşünüyorum. Öğrencilerimden altısı güzel sanatlar bölümünü kazandı. Çocuk resimleri sergimiz geleneksel olarak her yıl tekrarlanıyor. Marmaris’te Türk, Rus, İsviçreli ve Ukraynalı ressam ve heykeltraşlarla ortak çalışmalarımız oldu. Geçen yıl Marmaris Belediyesinin katkılarıyla bahar festivalinde uluslararası bir heykel sempozyumu düzenledik.

En çok hangi ressam ve türden etkilendiniz?

9 yaşındayken kitapçıda bir takvimde gördüğüm Vrubel’in ‘Oturan Şeytan’ resmi beni çok etkiledi. Hâlâ bu tablo bana aynı etkiyi yaşatır. O zaman ben de böyle bir resim yapmak istedim ama nasıl yapacağım bilmiyordum. O günün hayatımın dönüm noktalarından biri olduğunu düşünüyorum.

Yaratım sürecinden önce beslendiğiniz en önemli kaynaklar neler?

Resimlerim duygularım ve hislerime göre şekillenir. Benim iç dünyamı yansıtırlar. Yaşadıklarım, üzüntülerim, sıkıntılarım, mutluluklarım beni besler. Onlar tuvalime yansır.

Tuvallerinizde günlük yaşantınızın, kadın olmanın, anne olmanın hissini çok yoğun aktarıyorsunuz. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Kadın olmak zor, kadın ressam olmak daha zor, iki çocuk annesi olmak ve resim yapmak çok daha zor. Ama bir o kadar da keyifli ve zevkli. Yaşadığım zorluklar duygularımı daha rahat ifade edebilmemi sağlıyor. Çevremle paylaştıklarım, hayatım, duygularım resimlerime yansır.

Figüratif resim çalışan bir sanatçı olarak sizden çok farklı türlerde çalışan sanatçılardan çıkmış işler için ne hissediyorsunuz? Bir gün bugün yaptığınızdan çok farklı bir işle çıkabilir misiniz karşımıza?

Verilen her eser, yapılan her çalışma tarzı ne olursa olsun hayatımıza bir katkıda bulunur. Benim gibi veya farklı tarzlarda çalışan arkadaşların yolları açık olsun diyorum. Figüratif stilde çalışmayı tercih ediyorum ama başka tarzlarda yapmış olduğum çalışmalarım var. İleride sizleri onlarla da buluşturmayı düşünüyorum. Zaman ne gösterir bilinmez uçabilir veya paraşütle atlayabilirim ama resim yapmaktan asla vazgeçmem.

‘Kadın Gözüyle’ sergisi dünya kadınlar günü haftasına da denk gelen ve her biri kadının gözünden hayatın yorumlandığı işlerden oluşuyor. Bir kadın ya da size de dönersek sanatçı bir kadın hayata nasıl bakar? Resimin kadını temsil etmesi ve aktarmasındaki gücü için ne söyleyebilirsiniz?

Bence ressam olsun olmasın kadın dünyayı renklendirir. Sevgi, mutluluk, barış, zenginlik katar. Çevresine, ailesine, çocuklarına sevgiyi aşılamak için çabalar. Bunu yaparken de aurasındaki bütün renkleri kullanır. Hayatımızdaki ayrıntıları yaşantısıyla, kelimeleriyle gelecek nesillere kadın aktarır. Resim bunları daha detaylı gösterir. Bir de çok iyi gözlemciyseniz ve kuvvetli bir hayalgücünüz varsa o resim size başka bir dünyanın kapılarını açar. Yaptığınız resimle beraber yaşayan apayrı ikinci bir dünyanız olur. Ben buna resmin gücü ve sihiri diyorum.

Bundan sonraki projeleriniz neler? En yakın zamanda işlerinizi nerede görebileceğiz?

Yaşadıklarım üzerinde çalışmayı çok seviyorum. Bunlar günlük hayatımdan olabildiği gibi, okuduğum bir kitap, bir film veya bir melodi olabilir. Farklı proje veya performans çalışmalarına katılmak isterim. İlgimi çeken bir projede sizinle de çalışmak fikrine neden olmasın diyorum.

Share this story

btt