Sanat Sektöründe Satış ve Sosyal Medya

By editor

Posted in | Tags : , , ,

Sanat Sektöründe Satış ve Sosyal Medya

Günümüzde ortalama her birey zamanının önemli bir kısmını bilgisayarının başında, herhangi bir sosyal paylaşım ortamında ilgilendiği bir konu hakkında bilgi toplayarak geçiriyor. Ya da bu konuda bilgi sahibi olan insanlarla aynı web sitelerine girip fikir alışverişi yaparak geçiriyor. Peki bu sosyal paylaşım ortamlarından kast edilen nedir? Aslında bunun sınırları henüz net bir şekilde belirlenmemiş olmakla beraber halen gelişmekte olan bir mecra olduğu için ana oyunculardan yalnızca bir kısmının isimlerini vermem doğru olacaktır. Bloglar, Google, MSN, Facebook, Youtube, Twitter, Myspace, Flickr, Digg, Delicious v.b.

Artık birçoğumuz herhangi bir ürün veya hizmet satın alma kararını bu ürünü veya hizmeti satın almış olan kişilerin internet üzerindeki tecrübe ve yorumlarını inceledikten sonra veriyoruz. Bizimle aynı uğraşları veya benzer zevkleri olan insanlarla beraber aynı sanal topluluklarda bir araya geliyor ve onlarla kendi tecrübelerimizi eşzamanlı olarak paylaşmaktan büyük zevk duyuyoruz. Çalışmalarımızı, eserlerimizi, yazılarımızı, bir saat önce ne yediğimizi, şu an neye odaklandığımızı, neye canımızın sıkıldığını, yani paylaşmaktan çekinmediğimiz herşeyi istediğimiz herkesle her an paylaşabiliyoruz.

İşte bu alt kültürün oluşturduğu yeni pazarlama alanı, geleceğin pazarlama çalışmalarına da yön verecek olan son derece etkili bir yolu oluşturmuş oldu. Daha önce hiçbir pazarlama enstrümanında göremeyeceğiniz kadar hedefe yönelik olan bu yeni araçlar, geleceğin pazarlama çalışmalarında çok önemli yere sahip olacaklar.

Sosyal Medya olarak adlandırılan bu alanların hepsi klasik anlamda ürün ve hizmetlerin pazarlanmasının yanı sıra, sanatçıların ya da galerilerin de bir araya gelerek kendi portföylerinin sergilenmesi ve satılması imkanını doğurmuştur. Doğru kurgulandığı takdirde bu model kusursuz bir pazarlama döngüsünü sağlamaktadır.

Sanat eseri satışlarının geleceği internettedir.

Klasik ürün veya hizmet satışına yönelik pazarlama çalışmaları henüz geleneksel reklam mecraları içerisinden dışarı çıkamamıştır. Bunun nedeni sosyal medya alanlarındaki reklam, tanıtım, CRM gibi faaliyetlerin tamamının çok düşük bütçelerle yürütülmesidir. Mevcut konkürler ve dev medya satın alma duvarları içinde hapis olan kurumların bu alanları etkili kullanmaya başlamasına daha epey yol vardır. Hal böyle iken bu alt kültüre ait alanlar ayrıca fonksiyonları gereği de sanat ve kültür işleri ile uğraşanların uzmanlaştığı, yoğunlaştığı ve hakim olduğu yerler haline gelmeye başlamalılar.

Sosyal Medya ağı’nda yer alan enstrümanlar ve oyuncular yıllar içinde elbette değişecektir ancak sanal dünyada yerlerini almaya başlayan markalar işin manifestosunu belirleyen temelleri atmaya çoktan başladılar bile.

Bugün internet üzerinden satışa yönelik önde gelen internet markaları önemli sosyal paylaşım siteleri için yazılımlar ve uygulamalar geliştirmekte, sosyal medya ağları ile iletişimin sürekliliğini sağlamaktadır. E-Bay, Etsy gibi günde milyonlarca kişinin ziyaret ettiği dev alışveriş merkezleri sosyal medya ağlarına yönelik sürekli uygulamalar geliştirmektedir.

Blogger

Bütün bu bahsedilenleri uzunca bir örnek ile detaylandıracak olursak; A sanatçısı veya B galerisi; normal bir web sitesinden defalarca üstün uygulamalara sahip olan blogger.com’dan kendi adına tamamen ücretsiz bir blog oluşturup burada en son etkinlikleri veya portföye eklenen son eserleri anında izleyiciler ile paylaşabilir, eserin satışının yapıldığı siteye veya sitelere link verebilir. Buradan doğrudan satış yapabilir, eser ile ilgili yorumları alabilir, ortak ilgi alanlarındaki kişilerle zincir bağlantılar oluşturabilir.

İzleyicilerin güncellemelerden haberdar olması için e-mail listesine kayıt olmalarını sağlayabilir, beğenilere göre eklenecek ücretsiz yazılımlarla sitenin içeriğini ve görselliğini zenginleştirebilir. Kurduğu siteyi belirleyeceği günlük bütçe ile Google Adwords de sponsor bağlantılarda en üst sıralarda gösterebilir. Facebook’ta ya da Myspace’de sanatçı ya da galeri adına kurulan global sayfalarda ortak ilgi alanlarına sahip daha fazla hayran ve izleyici kitlesi ile buluşturabilir. Eserleri yine bu sayfalarda ya da görsel paylaşım sitelerinden önde gelenlerinde gösterebilir. Galeriyi veya doğrudan sanatçıyı tanıtıcı görsellerden birer video oluşturup bunu Youtube veya benzeri sitelerde yayına sokarak galerinin veya sanatçının yayıldığı yüzü genişletebilir. Bütün bunların hepsi arasında çapraz bağlar oluşturarak edinilen bütün bilgileri tek bir havuzda toplayabilir.

İşin en güzel kısmı da bütün bunları ilgili kişinin tamamen kimseye bağlı kalmadan, medya satın almaları yapmadan, sıfıra yakın pazarlama bütçesi ile tek başına yapabilecek olmasıdır.

Bu bağlamda internet, insanlara pazarlama alanında daha önce tanınmamış sınırsız imkanlar tanımaktadır. Yine de atlanmaması gereken nokta bütün bu bahsedilen alanların kurgulanmasının uzmanlık gerektirdiğidir.

Daha somut bir örnek daha verelim. A galerisi bir sanatçısını yurt dışında bir sergi ile tanıtacak. Bunun duyurusunu kendi web sitesinde yapacağı gibi, milyonlarca kişinin kullandığı Facebook’ta sanatçıya özel oluşturulan ücretsiz sayfada ve yine aynı şekilde kendi galerisi adına yaptığı sayfada duyurabilir. Facebook reklamlarını kullanarak belirleyeceği günlük bütçe ile sanatçının gideceği ülkedeki yaş, cinsiyet, eğitim durumu, ilgi alanları v.b kriterleri seçerek doğrudan hedef kitleye yönelik reklam çalışmasını oluşturabilir. Bu reklamlardan varyasyonlar çıkararak kendi galerisinin web sayfasına veya Facebook’daki sayfasına ya da blog’una izleyicileri yönlendirebilir.

Dünya’nın önde gelen ve sanata yön veren galerilerinden biri olan Saatchi Galeri’de sergi açmayı düşünmeyecek ya da koleksiyonuna girmeyi talep etmeyecek bir sanatçı yoktur sanırım. Bugün Saatchi Gallery’nin internet sitesinde kendinize ait bir portfolyo hazırlayabilir ve Saatchi Gallery’nin web sitesinin içine yüklediğiniz eserlerinizin olduğu linki gururla etrafınızdaki insanlara iletebilirsiniz.

Saatchi Gallery’nin bu hizmeti de kendine ait bir sosyal medya mecrasıdır. Kültür ve Sanat alanının önde gelen bütün isimler hızla kendi sosyal medya devrimlerini tamamlamak zorundadırlar. Çünkü bu alan klasik reklam mecralarının aksine sanat eseri satışı için en uygun zemini sağlamaktadır.

İki yüz milyon aktif kullanıcısı ile hergün yüz milyonlarca kişinin profilini güncellediği Facebook ve Myspace’de sizinle aynı ilgi alanlarına sahip olan insanların olduğunu bir kere daha belirtmek isterim. Orada eserlerinizi ve portföyünüzü tanımak isteyen binlerce kişi sizleri bekliyor.

Yoksa sizin hala Facebook’ta bir sanatçı ya da galeri sayfanız yok mu?

Bu makale ilk olarak RH+ Sanart Dergisi Ekim 2009 sayısı’nda yayınlandı.

Salih Seçkin Sevinç

Share this story

btt