Bloom Kardeşler filmi konusu ve yorum

Bloom Kardeşler

Senaryosunu Rian Johnson’un yazıp yönettiği “The Brothers Bloom”, hem eğlenceli hem de zeka dolu bir film. Oyuncular da Rachel Weisz ve Adrian Brodey olunca, bir de yanlarına “Babel” filminden tanıdığımız Japon “Bang Bang” rolüyle Rinko Kikuchi gelince son derece sürükleyici ve zevkli bir film ortaya çıkmış.

Bloom kardeşler çocukluk yıllarından itibaren senaryolar yaratarak profesyonel dolandırıcı olmuş kişilerdir. “Nitelikli Dolandırıcılık” denen şey bu olsa gerek. Üçkağıtçı kardeşler, milyonerlerin karşısına çıkıp, son derece iyi kurgulanmış bir plan ile onları heyecanlandıracak serüvenlerin içine sürükleyip, en sonunda da kaldıramayacakları bir sonla şok ederek milyonlarını dolandırırlar.

Bloom Kardeşler filmi
film afişi

Küçük kardeş Bloom (Adrian Brodey) artık bu işlerden elini ayağını çekmek istemektedir ancak hayatının senaristi abisi karşısında bunu bir türlü başaramaz. Ancak abisi Stephan (Mark Ruffalo) da ona sürekli “bitecek” sözünü vermektedir. En büyük dolandırıcılığı yapıp o da kardeşi de artık bu işleri bırakacaklardır.

Bir gün ailesini kaybetmiş ve kendisine kalan mirasla tek başına bir şatoda yaşayan Penelope (Rachel Weisz)’ nin 2,5 $’ını dolandırmak ve final yapmak üzere harekete geçerler. Ancak Bloom (Adrian Brodey) ve Penelope (Rachel Weisz) birbirlerine aşık olurlar. Yine de Bloom profesyonel bir dolandırıcıdır ve abisinin planını önemser. İşin ilginç tarafı, Penelope de bu süreçte üçkağıtçılığı öğrenir. Üstelik öğrendiği her işi çok başarılı ve en mükemmelini yapacak şekilde uygulayan biridir.

Filmin sonunda büyük birader Stephan’ın dediği bir replik var ve filmin ana fikri de aslında buradan çıkıyor: “The perfect con is one where everyone involved gets just what they wanted. – Mükemmel hile, ilgili olan herkesin istediği şeyi elde etmesidir.”

Yani dolandırıcı da, dolandıran da istediği şeyi elde edecek. Hiç olacak gibi görülmüyor değil mi? Film işte bu eksende hafif trajik bir sonla bitiyor.

Rachel Weisz “Mumya” filmine yakın bir karakter tadı ile karşımızda. İlginenlere duyrulur.

Ahmet Düş