Salvador Dali hayatı ve eserleri (1904 – 1989)

Salvador Dali

Salvador Dali

İspanyol Sürrealist Ressam Salvador Dali 11 Mayıs 1904’te İspanya’nın Katalonya bölgesinde bulunan Figueres kentinde, Salvador Dalí i Cusí ve Felipa Domenech Ferres çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk çocuklarının küçük yaşta ölmesini bir türlü kabullenemeyen Dalí çifti, küçük Dalí’nin yanında sık sık ölmüş ağabeyinden bahsediyor, ilk Salvador’un bir resmini yatak odalarının duvarında tutuyor, ve Dalí’yle beraber düzenli olarak ilk Salvador’un mezarını ziyaret ediyorlardı. Bu durum, Dalí’nin küçük yaşta kendi kimliği konusunda karışıklık yaşamasına sebep oldu. Sonradan, hiç tanımadığı ağabeyi hakkında “İki su damlası gibi birbirimize benziyorduk, fakat yansımalarımız farklıydı. O, herhalde benim fazla mutlak olarak tasarlanmış ilk versiyonumdu.” diye yazacaktı.

Dalí’nin babası, sert ve otoriter karakterli bir noterdi. Annesi ise tam tersine sevecen ve anlayışlıydı ve oğlunun resim konusundaki çabalarına destek veriyordu. Dalí üç yaşındayken kızkardeşi Ana María doğdu. Evin tek erkek çocuğu olarak, annesi, kızkardeşi, teyzesi, anneannesi ve bakıcısından sürekli ilgi gören Dalí, küçük yaşlarından itibaren şımarık ve kaprisli bir karakter sergilemeye başladı.

Resim Okulu

1914’te annesinin desteğiyle özel bir resim okuluna yazılan Dalí, 1919’da Figueres Belediye Tiyatrosu‘nda ilk sergisini açtı. Şubat 1921’de ise çok sevdiği annesini meme kanserinden kaybetti. Annesinin ölümü hakkında “Hayatımda aldığım en büyük darbeydi. Ona tapardım. Ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilmesine hep güvendiğim bir varlığın kaybını kabullenemiyordum.” diye yazacaktı. Dalí’nin babası, karısının ölümünden kısa süre sonra baldızıyla evlendi.

1922’de Madrid‘e taşınan ve buradaki San Fernando Güzel Sanatlar Okulu‘na yazılan Salvador Dali, ilk eserlerinde kübizm ve dadaizm etkileri gösterdi. Fransa ve İsviçre kökenli olan bu yeni akımlar, o sıralar Madrid’de pek yaygın değildi, ve Dalí’nin eserleri kısa sürede ilgi çekmeye başladı. Dalí, Madrid’de geçirdiği yıllarda, kendisi gibi avangart sanata meraklı olan film yapımcısı Luis Buñuel ve şair Federico García Lorca ile yakın arkadaş oldu. 1923’te disiplinsizlik yüzünden geçici olarak okuldan uzaklaştırılan Dalí, aynı yıl Girona’da anarşist gösterilere katıldığı için tutuklandı ve bir süre gözaltında tutuldu. 1925’te okula geri döndü, ve Barcelona‘da ilk kişisel sergisini açtı. Resimleri eleştirmenler tarafından ilgi ve şaşkınlıkla karşılandı.

Salvador Dali 1926’da Paris’e gitti ve büyük saygı duyduğu Pablo Picasso ile tanıştı. Sonraki birkaç yıl boyunca, Dalí’nin eserlerinde Picasso etkisi ağır basacaktı. Paris gezisinden döndükten kısa süre sonra okulundan temelli kovulan Dalí, çok geçmeden askere alındı. Ekim 1927’de askerlik hizmetini bitirdi ve Mart 1928’de sanat eleştirmenleri Lluís Montanyà ve Sebastià Gasch ile beraber, sanatta modernizmi ve fütürizmi savunan “Sanat Karşıtı Katalan Manifesto“yu yazdı.

1929 Sonrası

1929’da arkadaşı Luis Buñuel ile beraber çektikleri Bir Endülüs Köpeği adlı avangart kısa film, sürrealist sanat çevrelerinde ikiliye büyük şöhret kazandırdı. Aynı yıl ikinci kez Paris’e giden Dalí, burada ressam Joan Miró aracılığıyla sürrealist akımın öncüleri André Breton ve Paul Éluard ile tanıştı. Éluard’ın karısı Gala (asıl ismi Helena İvanovna Diakonova), tanıştıkları andan itibaren Dalí’nin ilgisini çekti, ve 1929 yazında Dalí ile Gala arasında, sonradan evliliğe dönüşecek olan tutkulu bir ilişki başladı.

1931 yılında Dalí, en meşhur eseri olan Anıların Direnci tablosunu yaptı. Yumuşak Saatler ya da Eriyen Saatler olarak da bilinen eserde, geniş bir kumsal manzarası önünde eriyen cep saatleri resmedilmiştir. Eser genel olarak, katı ve değişmez zaman kavramına karşı bir protesto olarak yorumlanır. Dalí sonradan bu resmin ilhamını, sıcak Ağustos güneşi altında erimekte olan bir Camembert peynirinden aldığını yazacaktı.

1929’dan beri beraber yaşayan Dalí ve Gala, 1934’te bir devlet nikahıyla evlendiler. (1958’de bir Katolik düğünüyle nikah tazeleyeceklerdi.) Aynı yıl New York’ta bir sergi açan Dalí, ABD’de büyük sansasyon yarattı ve büyük üne kavuştu. 1936’da Londra Uluslararası Sürrealist Sergisi’nde bir konuşma yapması istenince, sahneye eski tip hantal bir dalgıç tulumu içinde çıktı. Tulumun beline mücevher işlemeli bir kama takmıştı; bir elinde bir bilardo ıstakası tutuyor, diğer eliyle de bir çift kurt köpeğini çekiştiriyordu.Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.

Salvador Dali 1937’de Hollywood’a giderek zamanın meşhur komedyenleri Marx Kardeşler ile tanıştı, ve onlar için bir film senaryosu yazdı.1938 yazında ise Londra’da, hayranı olduğu Sigmund Freud ile tanıştı ve ünlü psikoloğun birkaç portresini yaptı. Tüm sürrealistler gibi Dalí de bilinçaltının dışavurumuyla ilgileniyor, ve Freud’un bilinçaltı konusundaki yazılarını ilgiyle takip ediyordu.

İspanya iç savaşı

1936’da başlayan ve tüm İspanya’yı kaosa sürükleyen İspanya İç Savaşı, 1939’da General Francisco Franco’nun galibiyetiyle sona erince, Dalí yeni kurulan faşist rejimi desteklediğini açıkladı. Bunun üzerine, çoğunluğu Marksist olan ve Dalí’nin abartılı dikkat çekme çabalarından zaten hoşlanmayan sürrealistler, Dalí’ye açıkça sırtlarını döndüler. Sürrealist grubun önderi Breton, Salvador Dalí’nin isminden iğneleyici bir anagram çıkardı: Avida Dollars (Dolar Heveslisi). Dalí ise cevap vermekte gecikmedi: “Le surréalisme, c’est moi!” (Sürrealizm benim!) Sürrealistler ve Dalí arasındaki çekişme, Dalí ölene kadar devam edecekti.

1940’ta Dalí ve Gala, tüm Avrupa’yı etkisi altına almaya başlayan II. Dünya Savaşı’ndan kaçarak ABD’ye yerleştiler. Burada dokuz yıl kalacaklardı. 1942 yılında Dalí, Salvador Dali’nin Gizli Hayatı isimli otobiyografisini yayımladı. 1945-46 yıllarında, Walt Disney ile beraber Destino, Alfred Hitchcock ile beraber Spellbound filmlerinin yapımında çalıştı. 1947’de sürrealist bir Picasso portresi yaptı.

1949’da Dalí, karısıyla beraber Avrupa’ya döndü ve memleketi Katalonya’ya yerleşti. Hayatının sonuna kadar burada kalacaktı. Faşist Franco rejimiyle yönetilen İspanya’ya yerleşmesi, bir kez daha sol görüşlü sanatçı ve aydınların tepkisini çekti.

Dalí 1951’de Katolisizmin ve modern bilimin bazı kavramlarını sentezlediği Mistik Manifesto‘yu yayımladı. II. Dünya Savaşı sonrası eserlerinde, Katolik temalar ve DNA, hiperküp (dört boyutlu küp) ve atomik çözünme gibi modern bilim kavramları öne çıkacaktı. Hiroşima’da patlayan atom bombasının gücünden çok etkilenmiş olan Dalí, hayatının bu dönemine nükleer mistisizm adını veriyordu. Yine bu dönemde Dalí, tuvale boya sıçratma, hologramlar, optik yanılgılar ve stereoskopi gibi pek çok değişik teknikle denemeler yaptı.


[vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=cCAlVNF0yoM”]


1960’da Figueres belediye başkanı, yıllar önce Dalí’nin ilk sergisine ev sahipliği yapmış ve iç savaşta zarar görmüş olan Belediye Tiyatrosu’nu Dalí Tiyatrosu ve Müzesi adıyla restore etmeye karar verdi. Dalí, 1974’e kadar müzenin inşaatı ve dekorasyonuyla bizzat ilgilendi ve bu projeye çok emek ve zaman harcadı. Müze 1974’te açıldıysa da, Dalí 1980’lerin ortasına kadar ufak eklemeler ve değişiklikler yapmaya devam etti.

Gala’nın ölümü

10 Haziran 1982’de Dalí’nin çok sevdiği karısı, menajeri, modeli ve ilham perisi Gala hayatını kaybetti. Gala’nın ölümünden sonra yaşama isteğini kaybeden Dalí, karısının öldüğü ve gömüldüğü Púbol Kalesi’ne yerleşti ve münzevi bir hayat sürmeye başladı. Temmuz 1982’de İspanya Kralı Juan Carlos, Dalí’yi Púbol Markisi ilan etti. Dalí ise bu jeste karşılık olarak, krala Avrupa’nın Başı adlı çizimini hediye etti. 1983’te Púbol Kalesi’nde yaptığı Serçenin Kuyruğu adlı tablo, Dalí’nin son eseri olacaktı. Ağustos 1984’te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı. Bu olaydan kısa süre sonra Figueres’e döndü ve Salvador Dalí Tiyatro ve Müzesi’nde yaşamaya başladı.

Salvador Dali, 23 Ocak 1989‘da kalp yetmezliğinden öldü ve Figueres’te kendi adını taşıyan müzenin mahzenine gömüldü.

Dalí hayatı boyunca, 1500’den fazla resim ve onlarca heykelin yanı sıra, çeşitli taş baskı eserler, kitap illüstrasyonları, tiyatro dekorları ve kostümleri üretmiştir. Ayrıca, Man Ray, Brassaï, Cecil Beaton ve Philippe Halsman gibi fotoğraf sanatçılarıyla ve Elsa Schiaparelli, Christian Dior gibi moda tasarımcılarıyla beraber çalışmıştır.

Bugün Dalí’nin eserlerinin büyük çoğunluğu, Figueres’deki Dalí Tiyatro ve Müzesi‘nde bulunur. Florida’nın St. Petersburg kentindeki Salvador Dalí Müzesi, Madrid’deki Reina Sofia Müzesi ve Los Angeles’taki Salvador Dalí Galerisi de sanatçının yüzlerce eserini barındırır.

Sürrealizm düşleri

Dalí’nin 1965’te New York’taki Rikers Island Hapishanesi‘ne bağışladığı Çarmıha Gerilmiş İsa resmi, 1981’e kadar hapishanenin yemekhanesinde asılı durduktan sonra buradan alınarak hapishanenin lobisine asılmış, 2003’te ise kimliği belirsiz kişilerce lobiden çalınmıştır. 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından, sürrealizmin yani gerçeküstücülük akımının temsilcisi Salvador Dali’nin başlıca esin kaynağı düşler, korkular ve hayallerdir.

Dali, resim sanatının akışına yön veren eserleriyle İstanbul’da da sergilenmiştir. Dali’nin kapsamlı bir retrospektifi niteliğini taşıyan “İstanbul’da Bir Sürrealist Salvador Dali” adlı sergisinde, İspanyol sanatçının 380 parça eseri sergilenmiştir. 20 Ocak’a kadar açık kalacak sergide sanatçının yağlı boya tabloları, çizimleri ve grafiklerinin yanı sıra el yazmaları, defterleri, mektupları ve fotoğrafları gibi pek çok belge yer almıştır.

Salvador Dalí’nin sanatçı olarak varoluşunda politika çok önemli bir yer almıştır. Sürrealizmin kurucusu troçkist André Breton yanlısı olarak başladığı sanat hayatına, ilerki dönemlerde iktidarı kanlı biçimde ele alan faşist Franko yanlısı olarak devam etmiştir.

Gençliğinde anarşist- komünist yazıları keskin çıkışları olan derin bir kavrayıştan ziyade okuyucuyu şok etmek üzerine odaklanmıştır. Bu yıllarda Dadacı etki görülür. Dali büyüdükçe troçkist André Breton etkisindeki sürrealist hareketin etkinliğinin artmasıyla sürrealist olur.

İspanya iç savaşı başladığında, Dali savaşmaktan ve bir grubun yanında yer almaktan uzak durur. Benzer şekilde, İkinci Dünya Savaşında George Orwell, Dali’yi Fransa tehlikeye düştüğünde fare gibi kaçmakla eleştirmiştir. Yıllar sonra o dönemini Dali “Avrupa savaşı yaklaştığında tek düşündüğünün tehlike daha da yaklaştığında tıkılabileceği fırını güzel bir yer bulabilmek”olduğunu belirtmiştir.

Franko’ya yakınlık

II. Dünya savaşı sonrasında Katalonya’ya geri döndüğünde, Franko rejimi ile yakınlaşmıştır. Bazı sözleri Franko rejimine destek vermiş, Franko’yu İspanyayı yok edici güçlerden temizlediği için teşekkür etmiştir. Bu dönemde Katolik inanca dönmüştür. Ayrıca Franko’yu çıkardığı idam hükümleri için tebrik etmiştir. Ayrıca kişisel olarak da Franko ile tanışmış ve Franko’nun ninesini resmetmiştir. Franko’ya karşı hislerinin samimi mi yalancımı olduğunu belirlemek imkansızdır.

Salvador Dali farklı alanlara ilgi duymuş, ressamlığın yanı sıra heykeltıraşlık, fotoğrafçılık ve filmcilikle de ilgilenmişti. Ancak, bilime apayrı bir önem verdi. 1930’larda ilham kaynağı optik illüzyonlar ve çifte görüntüler, 1940’da Max Planck’ın kuantum kuramı, 1945’teki Hiroşima faciasından sonra atomun parçalanmasıydı. 1950’lerin başında, atom bombasını bir yana bırakmış, dikkatini Alman fizikçi Werner Heisenberg’in taneciklerine vermişti bile.

1953’te, Nature dergisinin 171. sayısında, Watson ve Crick’in DNA yapısını açıkladıkları ünlü makaleyi okuyup Crick’in karısı Odile’in çizdiği çift sarmal yapıyı gördüğünde, “İşte” dedi, “Tanrı’nın var olduğunun en önemli kanıtı. DNA, Yakub’un genetik meleklerden oluşturduğu bir merdiven ve insanla Tanrı arasındaki tek bağlantı.”

Bu tarihten başlayarak tam 23 yıl boyunca, DNA molekülünün yapısı, hem gündelik yaşamının, hem de sanatının ayrılmaz bir parçası oldu. Çift sarmalın, yaşamın temel şekli olduğuna inandı ve on kadar tablosunda bu simgeyi kullandı. “Kelebekli Manzara, DNA’li Sürrealist Manzarada Büyük Mastürbatör” (Butterfly Landscape. The Great Masturbator in a Surrealist Landscape with D.N.A.) adlı tablosunda, Freudyen simgelerle dolu araziye, DNA’yı üç boyutlu biçimde yerleştirmiştir.

Galacidalacidesoksiribonükleikasid

25 Eylül 1962 tarihindeki Barselona sel felaketinde, boğulan ve kaybolan bine yakın kişinin anısına yaptığı 3 x 3.5 metre boyutlarındaki tablo, “Galacidalacidesoksiribonükleikasid” adını taşır. 2002’de, Florida’nın St Petersburg kentinde, denizin hemen kenarındaki Dali Müzesi’nde görme fırsatını yakaladığım tablonun yanındaki notta, Dali’nin zor telaffuz edilen bu adı, Gala, cid, ala ve desoksiribonükleikasid sözcüklerinden oluşturduğu kayıtlıydı. Aynı nottaki bilgiye göre, “Gala”, ressamın çok sevdiği, ilham kaynağı ve pek çok eserinin temel figürü karısının adı. “El Cid”, 11. yüzyılda Berberilere karşı savaşmış İspanyolların ulusal kahramanı Rodrigo Diaz de Vivar’ın halk arasındaki adıdır. “Ala”, Allah’ın kısaltılmış biçimi, “desoksiribonükleikasid” de DNA molekülünün açık adıdır.

“Tanrı’ya inanıyorum, ama inançlı değilim. Matematik ve bilim, bana Tanrı’nın olması gerektiğini anlatıyor, ama inanmıyorum” diyen Salvador Dali, bu tablosunda bilim ile dinin karmaşık ilişkisini irdeler. İlk bakışta, dinin bilime üstünlüğünü anlatmaya çalışıyor gibi gözükse de, aslında birbirine paralel olduklarını, hatta simetrik temellere dayandıklarını ifade etmeye çalışır. Beş açık ve bir gizli görüntüden oluşan resmin birkaç yerinde rastlanan DNA çift sarmalı yaşamı; sağ tarafta, dörderli gruplar halinde tüfeklerini birbirine doğrultan erkekler ölümü, gökyüzündeki varlıklar, ölümden sonrasını simgeler.

Dali, benzeri konularda ve benzeri adlar verdiği başka tablolar da yapmıştır. Madrid’teki Museo Nacional Reina Sofia’da sergilenen “Desoksiribonükleik Asit Arapları”, ressamın bu eşsiz moleküle hayranlığının bir diğer kanıtı. DNA’nın simetrisini, durmaksızın, karısıyla ilişkisine benzetir: “Tıpkı Gala ve benim gibi birbirine tam uyan bu iki yarı, hiç şaşmadan bir açılıp bir kapanıyor. Hayat, desoksiribonükleik asidin mutlak kuralına dayanıyor, kalıtıma o karar veriyor.”

Dali, 1980’lerden başlayarak ölümüne dek, matematikle ilgilendi. Özellikle, sürekli fonksiyonların sürekli olmayanlara dönüşebileceğini ve bir fonksiyonun değerinin aniden değişebileceğini (yani sakin sakin duran bir köpeğin aniden üzerinize saldırmasının matematiksel ifadesini) gösteren Fransız matematikçi Rene Thom’un katastrof teorisine ilgi duydu. Son eseri Çatalkuyruk’da (The Swallowtail) olduğu gibi, çok sayıda matematiksel sembolü resimlerine taşıdı ve onlar aracılığıyla yaşam felsefesini yansıtmaya çalıştı, ancak DNA molekülüne tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi.

Salvador Dali ve bilim

Dali bilime düşkünlüğünü, doğum yeri Figueres’te düzenlediği “Doğada Rastlantı” adlı kongreyle taçlandırdığında, artık 81 yaşındaydı. Konuşmacıların neredeyse tamamı, Nobel ödülü kazanmış bilim insanlarıydı. Kimyacı Ilya Prigogine, fizikçi Jorge Wagensberg, matematikçi Rene Thom oradaydı. Dinleyicilerin arasında bilim dünyasının ileri gelenleri, ünlü filozoflar ve sanatçılar bulunuyordu. Dali, yatağından kalkamayacak kadar hastaydı ve her şeyi kapalı devre televizyon kameralarının görüntülerinden izledi. Salvador Dali, bu kongreden üç yıl sonra 23 Ocak 1989‘da öldü. Başucunda iki fizikçi ve bir matematikçinin kitaplarını buldular: Stephen Hawking, Erwin Schrödinger ve Matila Ghyka.


Eserlerini toplu halde izleyebileceğiniz video

[vc_video link=”https://www.youtube.com/watch?v=e9kuUTBFn4U”]


Salvador Dali eserleri listesi

Anıların Direnci
Anıların Direnci

Filler
Filler

Yatak ve iki Komodinin Vahşice Bir Çelloya Saldırışı
Yatak ve iki Komodinin Vahşice Bir Çelloya Saldırışı

Gala’nın Üç Görkemli Gizemi
Gala’nın Üç Görkemli Gizemi

Kristof Kolomb’un Amerikayı Keşfi
Kristof Kolomb’un Amerikayı Keşfi

Son Akşam Yemeği Ayini
Son Akşam Yemeği Ayini

Nükleer Haç
Nükleer Haç

Galatea Gökyüzünde
Galatea Gökyüzünde

Atomik Leda
Atomik Leda

Neron’un Burnunun Dibinde Maddenin Çözünmesi
Neron’un Burnunun Dibinde Maddenin Çözünmesi

Narın Etrafında Uçan Arı ile ilgili Rüya
Narın Etrafında Uçan Arı ile ilgili Rüya

Yeni Bir adamın Doğuşunu Seyreden Jeopolik Çocuk
Yeni Bir adamın Doğuşunu Seyreden Jeopolik Çocuk

Kızarmış Pastırmalı Kendi Portresi
Kızarmış Pastırmalı Kendi Portresi

Picasso Portresi
Picasso Portresi

Savaşın Yüzü
Savaşın Yüzü

Shirley Temple Çağdaş Sinemanın en genç Canavarı
Shirley Temple Çağdaş Sinemanın en genç Canavarı

Freud’un Portresi
Freud’un Portresi

Ispanya
Ispanya

Sonbahar Yamyamlığı
Sonbahar Yamyamlığı

Paranoyak Kritik Yalnızlık
Paranoyak Kritik Yalnızlık

Sürrealist Daire Olarak Kullanılabilen Mae West’in Yüzü
Sürrealist Daire Olarak Kullanılabilen Mae West’in Yüzü

Sürrealist Poster
Sürrealist Poster

Millet’in Angelus’unun Arkeolojik Anısı
Millet’in Angelus’unun Arkeolojik Anısı

Penceredeki Kadın
Penceredeki Kadın

Ekümenik Konsül
Ekümenik Konsül

Halüsünasyonel Boğa Dövüşçüsü
Halüsünasyonel Boğa Dövüşçüsü

Amerikan Şiiri ( Kozmik Atletler)
Amerikan Şiiri ( Kozmik Atletler)

Üç Çağ
Üç Çağ

Volter’in Görünmez Büstü ile Köle Pazarı
Volter’in Görünmez Büstü ile Köle Pazarı

Canavarların icatları
Canavarların icatları

Delft Kasabasında Hayaletlenme
Delft Kasabasında Hayaletlenme

Kuzenim Carolinetta’nın Rosa Sahilinde Ortaya Çıkışı
Kuzenim Carolinetta’nın Rosa Sahilinde Ortaya Çıkışı

Jeolojik Gelişme
Jeolojik Gelişme

Kırlangıç Kuyruğu
Kırlangıç Kuyruğu

Melankoli
Melankoli

Kararsız Görüntü
Kararsız Görüntü

Gala’nın Angelus’u
Gala’nın Angelus’u

Dördüncü Boyut Arayışı
Dördüncü Boyut Arayışı

Alacakaranlığın Soyaçekimi
Alacakaranlığın Soyaçekimi

Gala ve Millet’in Angelus’u Anamorphic Koninin Gelişinden Hemen Önce
Gala ve Millet’in Angelus’u Anamorphic Koninin Gelişinden Hemen Önce

Gala’nın Omuzunda Dengede Duran İki Kuzu Ağzı
Gala’nın Omuzunda Dengede Duran İki Kuzu Ağzı

Gala’nın Portresinin Otomatik Başlangıcı
Gala’nın Portresinin Otomatik Başlangıcı

Anlık Hatıraları Gösteren Sürrealist Obje
Anlık Hatıraları Gösteren Sürrealist Obje

Tabaksız Tabakta Kızarmış Yumurtalar
Tabaksız Tabakta Kızarmış Yumurtalar

Soft Saatler
Soft Saatler

Ekmek Sepeti
Ekmek Sepeti

Ekmek Sepeti dilimli
Ekmek Sepeti dilimli

Havanın Güzel Gitmesinden Depresyona Giren Berber
Havanın Güzel Gitmesinden Depresyona Giren Berber

Arp ile Meditasyon
Arp ile Meditasyon

Ortalama bir Atmosferi olan Bürokrat Kafatası Formundaki Arpı Çalarken
Ortalama bir Atmosferi olan Bürokrat Kafatası Formundaki Arpı Çalarken

Cinsel Cazibenin Ürkütücülüğü
Cinsel Cazibenin Ürkütücülüğü

William Tell’in Yaşlılığı
William Tell’in Yaşlılığı

Yüce An
Yüce An

Sibernetik Odalık
Sibernetik Odalık

Rüya
Rüya

Venüs’ün Doğuşu
Venüs’ün Doğuşu

Venüs ve Aşıklar
Venüs ve Aşıklar

Üçgen Saatler
Üçgen Saatler

Sırtı dönük Dali Sırtı Dönük Gala’yı Resimlerken
Sırtı dönük Dali Sırtı Dönük Gala’yı Resimlerken

Rafaelistic Kafanın Dağılışı

Çarmıhta Isa
Çarmıhta Isa

Animatif Natürmort
Animatif Natürmort

Nekrofil Baharın Grand Piyanodan Akışı
Nekrofil Baharın Grand Piyanodan Akışı

Yüzün Belirginleşmesi ve Sahilde Meyve Tabağı
Yüzün Belirginleşmesi ve Sahilde Meyve Tabağı

Bulutlarda Savaş
Bulutlarda Savaş

Kritik Paranoyak Kasabanın Banliyöleri
Kritik Paranoyak Kasabanın Banliyöleri

Labirent için Sahne Seti
Labirent için Sahne Seti

Yanan Zürafa
Yanan Zürafa

Haşlanmış Fasulyelerle Soft Konstruksiyon
Haşlanmış Fasulyelerle Soft Konstruksiyon

Objelerin Yamyamı
Objelerin Yamyamı

Yağmurdan Sonra Atalarımızın Kalıntıları
Yağmurdan Sonra Atalarımızın Kalıntıları

Uyku
Uyku

Emperyal Çocuksu Kadın Anıtı
Emperyal Çocuksu Kadın Anıtı