Etrüsk Sanatı ve Etrüsk Resmi üzerine

Etrüsk Sanatı

Etrüsk sanatı hakkında çok yeterli veri bulunmamakla birlikte, etnik kaynakları kesinlikle bilinmeyen Etrüskler, İtalya’nın Toscana bölgesinde M.Ö. 8. yüzyıldan itibaren önemli bir uygarlık kurdular ve M.Ö. 6. yüzyılda doruğuna erişen bu uygarlık Roma egemenliğine kadar sürdü. Buna rağmen Etrüsk sanat mirasının, Roma çağında mimarlık alanında, portre realizmi ve bazı dinsel olgularda devam ettiği de bilinmektedir. Etrüsk metinlerinin okunamaması yüzünden bu uygarlık hala birçok sırlar saklamaktadır.

Ama Tarquinia adını alan bölgedeki mezar anıtları, Etrüsklerin de öbür antik toplumlar gibi ölü kültüyle ilgili olduklarını ve bu mezar anıtlarının duvarlarını süsleyen resimlerde yaşama sevinciyle dolu bir hayat anlayışını öteki dünya kavramıyla bağdaştırdıklarını ortaya koymuştur. Bir bakıma, bu resimler insanın kaderini ve ezelilik sorununu konu edinen, korku ve cesareti, keder ve sevinci özgün bir desen ve renk anlayışı içinde birleştirebilen nitelikler taşımışlardır.

Etrüsklerin, Yunanlılar ve Kartacalılar gibi öbür Akdeniz toplumlarıyla sıkı ilişkilerinin olması, özellikle Yunan etkilerinin Etrüsk sanatı üzerindeki sonuçları bakımından göz önüne alınmalıdır. Yunan resimli vazolarının Yunanistan’dan çok Etrüsklerin yaşadıkları topraklarda bulunması, bu halkın üstün ve ince sanat değerlerine düşkünlüğünün bir ifadesidir. Öte yandan M.Ö. 6-4. yüzyıllara ait olan Tarquinia mezar resimlerinin, belli belirsiz bir yansıma halinde de olsa, ancak pek az örnekleri kalmış olan Yunan duvar resimleri hakkında fikir verebilmesi de mümkündür.

Etrüsk Mezarları

Rutubet ve başka yok edici etkenler yüzünden Etrüsk mezar fresklerinin ancak yarısından azı günümüze kadar gelmiştir. Sanatçılar Etrüsk mezar odalarının duvar ve tavanlarını büyük bir özenle süslemişler ve tezyini kuşaklarda çeşitli renklerde geometrik motifler, lozanjlar ve konsantrik daireler uygulamışlardır. Siyah ve kırmızı alternatif (almaşık) kuşakların yanı sıra lotus ve başka bitkisel süsleri kapsayan frizlere de yer verilmiştir. Resimli çerçevelerin üstleri ise kırmızı ve mavi renk şeritleri, girland ve çelenklerle süslenmiştir.

Bu süslerin arasında duvarlara yayılan sarmaşık kıvrımı motifleri, deniz dalgalarını teşkil eden geometrik spiraller de yer almıştır. Bu saf dekoratif motifler, çoğunluğunu aile hayatından alınmış konuların meydana getirdiği sahneleri çerçevelemekte ve resimlere, belli bir bezeme ortamında denge sağlamaktadırlar. Resimler arasında yer alan dans sahneleri, ölü gömme oyunları ve dinsel tören sahneleri her ne kadar bir hayal ve düş dünyasının süslemeye yatkın niteliklerini taşırlarsa da, bunlarda genellikle realitenin ani, geçici ve duyarlı bir kavrayışla canlandırılması söz konusudur.

Resimlerde, bütün gündelik hayatın gözlemi, realiteye boyun eğerek ya da onu donuk bir kesinlikle saptayarak yapılmamıştır. Aksine, bu resimlerde şiirsel ve kıpırdayan bir güç duyulur. Seyirciyi, kendi duyarlı özüne yaklaştıran da budur. Adeta bir düş ortamı meydana getiren bahçe dekorları içinde yarı çıplak dansözlerin flüt gibi çalgıların eşliğinde kıvrak hareketlerle raks edişleri, ayak uçlarının yere hafifçe dokunuşu sakin ve yumuşak bir hareket duyarlığına bağlıdır.

etrüsk sanatıEtrüsk resminde bu çalgılı, danslı ve dinsel törenlerle ilgili gösterilerin yanında şölen sahneleri yer alır. Bu sahnelerde kadınlar ve erkekler çok renkli ve kıvrımlı elbiseleri içinde birbiriyle konuşurlarken resmedilmişlerdir. Daha dramatik sahnelerde ise, bu keyifli görünüşler yerlerini daha ciddi olanlarına (ölüye şarap sunulan bir resimde olduğu gibi), ölü kültüyle ilgili yanı ağır basan görünüşlere bırakmışlardır. Resim sahnelerini canlı kılan temel duyarlık ne çeşitten olursa olsun, insanın ve doğa görüntülerinin hareketli, duyusal ve coşkulu zarafetleri adeta sonsuza doğru genişleyen bir ışık mekanı içinde yer almıştır.

Etrüsk Sanatı Geç Dönem

Şölene katılan, raks eden, savaşan ya da gömme töreninde yer alan insanın yanı sıra aslan, boğa, yunus balığı gibi hayvanlar ile çeşitli kuş figürleri doğal dekorlar içinde belli hareketler halinde gösterilmişlerdir. Etrüsk resminde davranış ve hareketlerin sağlam bir çizgi diliyle aktarıldıkları göze çarpar. Renk sorunu ise başlı başına değerler taşır. Hayvan resimlerinde mavi, sarı ve kırmızı renkler kullanılmıştır. Kırmızı ve siyah renkler arasında yaratılan ilişkiler, yeşille canlı sarı renkler arasındaki uyumlar dikkat çekicidir. Daha ileri bir dönemde, M.Ö. 4. yüzyılda yapılan fresklerde ise, ressamlar klasik Yunan resimlerinden etkilenerek yüz ve vücut biçimlerini daha iyi belirten gölgelere başvurmuşlardır.

Etrüsk ressamı doğa ve hayat görünümlerini dikkatle gözlemlemiş ve onları inanılmaz bir çabukluk ve kesinlikle yüzeylere aktarıvermiştir. Bu resim sanatında gözlemin payı olduğu kadar sanatçıların bağlı oldukları kuralların da belli bir rolü vardır. Yer yer aşırı stilizasyonların görüldüğü Etrüsk resminde özellikle eller, hem çok büyük, hem de parmakların çok uzun olmasıyla yoğun bir ifade gücü kazanırlar. Etrüsk resminin gerçeklik duygusuyla yüklü bir sanat olduğu söylenebilir. Bu resimlerde hayali yaratıklara pek rastlanmayışı da bunu doğrular.

Etrüsk sanatı erken döneminde, mitolojik sahneler bile bir farklılık göstermiş; asıl ilgiler, gözlem sonucu olan dünyasal konulara yönelmiştir. Ancak bu resim sanatının daha geç dönemlerinde, yerel düşünce biçimi de gevşedikten sonra Yunan mitolojisine ait kanlı dövüşlü sahneler mezar odalarında yer almaya başlamıştır. Etrüsk resminin gerçek nitelikleri daha çok varlığın sürekliliğini yansıtmak ve yaşayanla ölmüş olan arasında saf bir maddi bağ kurmak dileğine yöneliktir. Bu nitelikler Etrüsk resmini hiç bir zaman biçimsel güzelliği araştırmaya ve yansıtmaya yöneltmemiştir. Bu bir içtenliğin ve kendiliğindenliğin sanatıdır. Ancak geç dönemlerinde Etrüsk resminin Yunan ideallerini izleyen ve biçimsel güzelliği araştıran bir yola girdiği görülür. O zaman da Etrüsk resmi belki sadece Yunan resminin kopyacısı olmuştur.

Kaynak; Resim Sanatının Tarihi, Sezer Tansuğ