Helen Frankenthaler Hayatı ve Eserleri (1928 – 2011)

Helen Frankenthaler

Helen Frankenthaler

Amerikalı Soyut Ekspresyonist Ressam Helen Frankenthaler 1928’de New York’da doğdu.

İlk eğitimini Dalton School’da müralist Rufino Tamayo’dan aldı. Ardından Vermont’daki Bennington Koleji’nde okudu. Burada resim kompozisyonunu anlamanın yanı sıra kübist köklü stilini etkilemekle uğraşan Paul Feeley’nin yönetimi altında okudu.

1949’da mezun olduktan sonra, Avustralya doğumlu ressam Wallace Harrison ve 1950’de Hans Hofmann ile özel olarak çalıştı.

Frankenthaler’in resmi sanat kariyeri 1952 yılında Dağlar ve Deniz sergisi ile başladı. 1950’ler boyunca eserleri ortalanmış kompozisyonlar olarak ele alındı, yani çalışmalarının büyük bir kısmı tuvalin ortasında gerçekleşti, kenarları ise kompozisyon bütünü için çok az önemliydi.

1957’de Frankenthaler eserlerinde doğrusal şekiller ve daha organik, güneş benzeri yuvarlak formlar denemeye başladı. 1960’larda stili simetrik tabloların keşfine doğru kaydı ve resimlerinin kenarlarına renk şeritleri yerleştirmeye başladı.

Daha sonra beyaz zeminde genellikle geometrik formlarda düz renk lekeleri kullanmaya başladı, 1963’ten itibaren Frankenthaler yağlı boya yerine akrilik boyalar kullanmaya başladı. Böylece tuvale konulduğunda hem opaklık hem de netlik elde etti. 1970’lere gelindiğinde, sırılsıklam leke tekniğini tamamen ortadan kaldırmış ve daha kalın boyayı tercih ederek neredeyse Fauvizm’i anımsatan parlak renkler kullanmaya başladı. 1970’ler boyunca Frankenthaler modüle edilmiş tonlar kullanarak tuval alanlarının birleştirilmesini araştırdı ve büyük, soyut formlar denedi. 1980’lerde yaptığı çalışmalar, sessiz renkler ve rahat fırça kullanımı ile çok daha sakin olarak karakterize edildi.

Başlangıçta doğada saklı formlara odaklanması nedeniyle soyut dışavurumculuk ile ilgilendi. Sıvının şekilleri, soyut kitleler ve lirik jestleri kullanması ile tanındı. Genel olarak basitleştirilmiş soyut kompozisyonlardan oluşan geniş formatları kullandı. Kendisinin de belirttiği gibi, özgünlüğüne vurgu yaparken gerçekten iyi bir resmin bir anda oluşmuş gibi görünmesini tercih etmekteydi.


SANATÇININ ESERLERİNİ GÖREBİLECEĞİNİZ GALERİ SAYFASI