Barbizon Ekolü nedir özellikleri nelerdir

Barbizon Ekolü

Barbizon ekolü, dönemin baskın romantizm akımına karşı ortaya çıkan gerçekçiliğin özgün bir tavrı olarak ortaya çıkmıştır. Yaklaşık 1830’dan 1870’lere kadar etkili olmuştur. Akım ismini Fransa, Fontainebleau Ormanı yakınlarındaki Chailly ve Barbizon köylerinden almıştır. Bu ekolün en önemli özelliklerinden bazıları ton nitelikleri, renk, gevşek fırça darbeleri ve yumuşak form kullanımıdır. Akademik ve romantik anlayıştaki manzara resmini, şatafatlı ve yapmacık tarih ya da kahramanlık konularından uzaklaştırma ve manzara resmi sanatını yenileme isteği, XIX. yy. burjuva sanatına karşı çıkan sanatçıları bir araya getirdi.

1824 yılındaki Paris Salon sergisinde İngiliz ressam John Constable’ın eserleri sergilenmekteydi. Onun kırsal peyzajları genç sanatçıları derinden etkiledi. Onları kurallardan çok doğrudan doğadan ilham almaya yönlendirdi. Doğal sahneler aynı zamanada dramatik temalar için arka plan işlevi görmeye başladı. 1848’de John Constable’ın idealleri Barbizon ekolünün kuruluşu ile deklare edilmiş oldu. Fransız manzaraları ekolün en temel konusu haline geldi.

Barbizon’daki Ganne Baba’nın hanında uzun süre kalan ve orada ateşli tartışmalara girişen bu ressamların en tanınmışları Daubigny, Millet, Diaz ve Dupre’ydi. Hatta bir ara bu han öylesine ilgi görmüştü ki, her ressam, orada bir süre kalmak zorunluğunu duymuş, öncü sanat öğretileri konusunda bilgi edinmek isteyenlerin oraya uğramaları alışkanlık haline gelmişti.

1829 baharında, Jean-Baptiste Camille Corot Fontainebleau ormanında çalışmak için Barbizon’a gelir. 1822’de ilk önce Chailly bölgesini resimler. 1830 ve 1831 sonbaharında çizim ve resimlerini tamamlamak için tekrar Barbizon’u ziyaret eder. 1860’ların sonlarına doğru Barbizon’lu ressamlar, Paris ‘te okuyan genç Fransız sanatçıların dikkatini çekmeye başlamıştır. Bu sanatçıların Claude Monet, Pierre-Auguste Renoir, Alfred Sisley ve Frederic Bazille’de dahil olmak üzere peyzajları için Fontainebleau Ormanını ziyaret ederler. 1870’lerde bu sanatçılar empresyonizmin kuruluşuna öncülük etmişlerdir.

İçtenlikli Doğa Gözlemciliği

Çağdaşları Barbizon Ekolü sanatçılarının resim sanatına getirmiş olduğu derin değişiklikleri, sonraki kuşaklara oranla daha iyi algılarlar. Söz konusu ressamlar, özellikle doğanın incelenmesine açık yürekli yeni bir gözlem getirmeleri açısından önemlidirler. Çalışan köylülerin ya da hayvanların canlandırıldığı gerçek köy havası duyulan resimlerindeki nesnellik eğilimi nedeniyle, bu ressamlar, Hollandalı ustaların takipçisi sayılırlar. Açık yüreklilik ve dürüstlük özellikleriyle dikkati çekerler.

XIX.yy’da gerçekçi okul diye nitelenmiş olmaları, pek yerinde sayılmaz. Önce izlenimcilerin daha sonra da kendilerine duyulan hayranlığın gölgesinde kalmış ve önemleri uzun süre anlaşılmamış olan bu ressamların orta koydukları akım, günümüzde daha iyi değerlendirilmektedir. Gerçekte bu ressamların, izlenimciliğin belirtilerini taşıyan yapıtları, doğanın doğrudan ve içtenlikle incelenmesine dayanan ilk açık hava resimleridir.

Millet, manzaraları figürleri (köylü figürleri, köylü hayatı sahneleri) kapsayacak şekilde genişletti. Örneğin hasat tablosunda, hasatta çalışan üç köylü kadını tasvir ediyor. Ancak bu kadınlar, ana hasat tamamladıktan sonra kalıntıları toplamak için izin verilen yoksul insanlardır. Böylece, Millet konuyu zengin ve yoksul çelişkisine odaklayarak sosyal konulara değinmiş oluyordu. Onların gizli ve marjinal konumlarını vurgulamak için, yüzlerini sakladı. Kadınların eğilmiş olmaları da günlük işlerin zorluğunu temsil etmektedir.

Ekolün başını çekenler, Theodore Rousseau, Jean-François Millet ve Charles-François Daubigny’dir. Jules Dupré, Constant Troyen, Charles Jacque, Pierre Emmanuel Damoye, Charles Olivier de Penne, Henri Harpignies, Paul-Emmanuel Péraire, Gabriel-Hippolyte Lebas, Albert Charpin, Félix Ziem, François-Louis Français, Émile Van Marcke, Narcisse Virgilio Diaz ve Alexandre Defaux ekole mensup diğer ressamlardır.


AKIMA MENSUP RESSAMLARIN LİSTESİ (BİYOGRAFİLERİ VE ESERLERİ)