Otto Dix hayatı ve eserleri (1891 – 1969)

Otto Dix

Otto Dix

Yeni Nesnelci ve Ekspresyonist Alman Ressam Otto Dix, 1891’de Untermhaus’ta Franz ve Louise Dix’in en büyük çocukları olarak dünyaya geldi. Babası demir döküm işçisi annesi ise gençliğinde şiirler yazan bir terziydi. Dix çocuk yaşlarından itibaren sanatla ilgilenmeye başladı. Ressam olan kuzeni Fritz Amann’ın atölyesinde geçirdiği zamanlar onda da ressam olma isteği uyandırdı. İlkokul öğretmeni de sanatçıyı bu yönde destekledi. 1906 ile 1910 yılları arasında ressam Carl Senff’in çırağı oldu ve ilk manzara resimlerini o senelerde çizdi. 1910 yılında ise Dresden Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi.

Birinci Dünya Savaşının sonunda 1918’de Dix Gera’ya döndü. Bir sonraki sene ise Dresden’e taşınarak Hochschule für Bildende Künste’de çalıştı. 1919’da çalışmalarında dışavurumculuk akımının etkileri görülmeye başlandı. 1920’de George Grosz ile tanıştı, Dada akımından esinlenerek oluşturduğu çalışmaları Berlin’deki ilk Dada Festivali’nde sergilendi. Aynı sene Darmstadt’taki Alman Dışavurumcuları sergisine de katıldı.

1924’ten itibaren zamklı boyayla yapılmış alt resim üzerine ince bir cila kullanarak geliştirdiği fazlasıyla gerçekçi tablolarıyla ilgi çekti. Bu metodu eski ustaların çalışmalarından esinlenerek denemişti. 1923’te çizdiği Siper isimli tablosunda bir çatışmanın ardından organları birbirinden ayrılmış ve çürümüş asker vücudlarını çizdi. Bu eser, Wallraf-Richartz Müzesi tarafından bir perdenin arkasında sergilendi. 1925 yılında Köln belediye başkanı Konrad Adenauer bu tabloyu müzenin koleksiyonundan çıkarttırdı.

Dix, 1925’te Mannheim’de açılan Yeni Nesnellik sergisinin en önemli katılımcılarından biri oldu. Dix haricinde bu sergide George Grosz, Max Beckmann, Heinrich Maria Davringhausen, Karl Hubbuch, Rudolf Schlichter gibi ressamlar da yer aldı. Dix bu eserlerinde tıpkı kendisi gibi eski bir asker olan arkadaşı Grosz gibi çağdaş Alman toplumunu eleştirdi. Genellikle fahişelik, vahşet, yaşlılık ve ölüm gibi hayatın kasvetli yanlarını çizdi.

En çok bilinen eserleri arasında 1928 yılında yaptığı triptik olan Metropolis gelir. Ressam bu çalışması, savaş zamanında finansal zorluklar yaşanmasına rağmen durmak bilmeyen bir cümbüş içinde olmakla suçladığı Alman Weimar Cumhuriyeti’ndeki ahlaksızları aşağılayan bir portredir.Bir diğer ünlü tablosu 1926’da yaptığı Bir Gazetecinin Portresi: Sylvia von Harden’dir. Savaşın çirkin yüzünü göstermek ve modern Alman toplumunun durumlarının farkında olmamasını eleştirmek için ayaksız ve şekilsiz eski askerler de çizdi.


SANATÇININ ESERLERİNİ GÖREBİLECEĞİNİZ GALERİ SAYFASI


Sanatçının tablo indexi

Gazeteci Sylvia von Harden’in Portresi, Tarih: 1926, Yer: Georges Pompidou Centre Paris.

Gün Batımı, Teknik: Tuval üzeri yağlı boya.

Rahibe, Tarih: 1914, Orijinal Boyut: 70,2 x 52,4 cm, Yer: Museum of Modern Art New York.